Şehrin göbeğinde, yıllardır Balıkesir’in sosyal hafızasında yer edinen Subay ve Astsubay Orduevleri, bugünlerde bir "mülkiyet operasyonu" ile karşı karşıya. Ancak bu operasyonun ne adalete ne de kamu vicdanına sığar bir yanı var. Konu, sadece iki binanın el değiştirmesi değil; konu, Balıkesir halkının cebinden çıkan 150 milyon TL’nin nasıl bir kalemde "buharlaştırıldığı" ve merkezi yönetimin yerel kaynaklara nasıl "çökercesine" el koyduğudur.
Gelin, süreci hafızalarımızda tazeleyelim: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şehrin estetiği ve askeri personelin kullanım kalitesini artırmak amacıyla bu iki binanın tadilatını üstlendi. Öyle sıradan bir boya-badana işinden bahsetmiyoruz. Modernizasyon, güçlendirme ve çevre düzenlemesi derken harcanan rakam tam 150 milyon TL! Bu para, Balıkesir’in köylerine gidecek hizmetten, gençlerin projelerinden, şehrin altyapısından kesilerek oraya aktarıldı. Neden? Şehrin bir değeri korunsun, kamu hizmeti sürsün diye.
Peki, sonuç ne oldu? Tadilatlar bitti, binalar gıcır gıcır oldu ve tam o sırada Vakıflar Genel Müdürlüğü sahneye çıktı. "Burası aslında benim vakıf malım" diyerek, her iki binaya da adeta bir "el koyma" operasyonu başlattı. Soruyorum size: Madem bu binalar sizin bünyenize geçecekti, neden 150 milyon liralık o devasa tadilat faturasını Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne ödettiniz? Binalar eski, bakımsız ve masraflıyken ortada olmayan Vakıflar, ne hikmetse binalar ihya edildikten sonra "mülkiyet aşkıyla" yanıp tutuşmaya başladı.
Bunun adı en hafif tabiriyle "hazıra konmaktır." Yerel yönetimin, yani Balıkesir halkının dişinden tırnağından artırarak yaptığı yatırımı, merkezi bir kurumun bir imza ile kendi envanterine geçirmesi, yerel iradeye ve halkın bütçesine vurulmuş bir darbedir. 150 milyon TL gibi devasa bir rakamı harcatanlar, şimdi bu binaların tapusunu alıp kenara mı çekilecekler? Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bu harcamasının karşılığı ne olacak?
Bu binalar Vakıflar’a geçince ne olacak? Yarın bir gün "ticari alan" diyerek kiraya mı verilecek, yoksa başka birilerine mi peşkeş çekilecek? Balıkesir halkı, kendi parasıyla yenilediği binaların kapısından içeri giremeyecek mi? Eğer bu binalar Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bünyesine geçecekse, o zaman Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı 150 milyonluk harcama kuruşu kuruşuna belediye kasasına iade edilmelidir. Aksi takdirde, bu durum Balıkesir’in malına "çökmek" olarak tarihe geçecektir.
Şehrin hakkını savunmak sadece belediyenin değil, her Balıkesirlinin görevidir. Kimse kusura bakmasın; Balıkesir’in parasıyla caka satıp, binaların üzerine konup, halkın emeğini yok sayan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü bu yanlıştan dönmeli ya da Balıkesir’in 150 milyonunu derhal iade etmelidir. Hazıra konmak kolaydır, asıl olan hak yememektir!